Yunanistan-Makedonya krizinde 'çözüm' ne anlama geliyor?

Yunanistan ve Makedonya arasında Yugoslavya’nın çözülüşünden bu yana yaşanan isim krizinde çözüme ulaşıldığı duyuruldu. Makedonya adını Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirecek, Yunanistan ise Makedonya’nın AB ve NATO üyeliğini veto etmeyecek.

Yunanistan ve Makedonya arasında uzun yıllardır süren isim tartışması dün neredeyse resmen sona eriyordu. Yunanistan ve Makedonya hükümetleri arasındaki görüşmeler sonucunda, Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya (FYROM) adı Kuzey Makedonya Cumhuriyeti olarak değiştirilmesini FYROM hükümeti lideri kabul etti. Bunun karşılığında Yunanistan, Kuzey Makedonya’nın AB ve NATO üyeliğine destek sözü veriyordu. 

FYROM hükümeti dün uzlaşılan tasarıyı onaylaması için FYROM cumhurbaşkanına sundu. Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov ise anlaşmayı imzalamayacağını açıklayarak kriz durumunun bir süre daha devam etmesine sebep olacak bir karara imza attı.

Ancak görüşmelerden “çözüm” çıktığı takdirde de, bunun bölgesel barışa hizmet etmeyeceği, aksine Balkanlar’daki NATO saldırganlığına yeni bir boyut katacağı düşünülüyor. Üstelik FYROM’un adını Kuzey Makedonya olarak değiştirmiş olması, Yunanistan sınırları içerisinde yer alan ve bu durumda “Güney Makedonya” olarak adlandırılabilecek Makedonya Bölgesi’ne dönük milliyetçi iddiaların son bulacağına ilişkin garanti vermiyor.

Peki Yunan SYRIZA hükümetinin ve NATO’nun “çözüm” olarak sunduğu şey, Yunanistan’ın bir dönem Türkiye’deki solunda dahi heyecan yaratan lideri Alexis Çipras’ın, şimdilik kısa süren, bu “başarısı” gerçekte ne anlama geliyor?

soL’da 4 Şubat 2018 tarihinde yayınlanan “İsim krizinde yeni perde: Makedonya sorununda NATO’cu çözüme doğru” başlıklı haber-analiz yazısını yeniden okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz…

İSİM KRİZİNDE YENİ PERDE: MAKEDONYA SORUNUNDA NATO’CU ÇÖZÜME DOĞRU

Makedonya ve Yunanistan hükümetleri, 1991’de Makedonya’nın bağımsızlığını ilan etmesinden beri süregelen isim sorununun çözümü için kolları sıvadı. 2018’in ilk günlerinde yapılan görüşmeler isim sorununun nereye evrileceği hakkında sinyaller veriyor. Birleşmiş Milletler’in arabuluculuk rolü üstlendiği görüşmeler, Makedonya’nın NATO’ya üyeliği ekseninde ilerliyor.

Yunanistan’da SYRIZA hükümetinin sorunun çözümüne yönelik adımlar atması ise Yunanlıları kızdırdı. Atina’da bugün parlamento binasının önünde bulunan Syntagma Meydanı’nda “Makedonya” adına karşı “Makedonya Yunandır” sloganıyla protesto gösterileri düzenlendi. Mitingi düzenleyenler, Yunanistan’ın değişik bölgelerinden 2 bin 500’den fazla otobüsün Atina’ya geleceğini açıkladılar. İktidar partisi SYRIZA ve Yunanistan Komünist Partisi (KKE) dışında nerdeyse bütün siyasi partilerden milletvekilleri, Yunan kilisesinin din adamlarının çoğu ve aşırı sağcı Neo-Nazi Altın Şafak partisi, gösterilere katılacaklarını ilan ettiler. KKE soruna yaklaşırken yayılmacı ve faşist propagandalardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. SYRIZA ve KKE’nin gösterilere katılmama nedenleri farklılık gösterirken, iki partinin siyasi çizgisi de isim sorununun sadece bir milliyetçilik sorunu olmadığını ortaya koyuyor. Son aylarda özellikle Birleşmiş Milletler ve NATO’nun bu konuda iki ülkeye önayak olması ise dikkat çekici.

İSİM SORUNU NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Yugoslavya Sosyalist Cumhuriyeti bünyesinde birlikte yaşayan halklar emperyalizmin müdahalesiyle birlikte 1991’den sonra devlet kurma hayaliyle birbirleriyle savaşa giriştiler. Bu durum devletlerarasında sınır anlaşmazlıklarını beraberinde getirirken, içeride de ekonomik krize ve yoksulluğa neden oldu. Makedonya Sosyalist Cumhuriyeti de 1991’de bağımsızlığını ilan edip Makedonya adıyla Yugoslavya’dan ayrılan ülkelerden biri oldu.

İsim sorunu ise Yunanistan’ın kuzeyinde yer alan Makedonya bölgesiyle, kuzey komşusu Makedonya’nın aynı isime sahip olmasına dayanıyor. Yunanistan, 1991’de bağımsızlığını ilan eden Makedonya’nın, kendi bölgesiyle aynı adı taşımasını istemiyor. 1993 yılında Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Makedonya, Yunanistan’ın itirazları ile “Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya (FYROM)” adıyla üyeliğe kabul edildi. Yunanistan ayrıca ”isim anlaşmazlığı” çözülmediği sürece Makedonya Cumhuriyeti’nin NATO ve AB üyeliklerine onay vermiyor. Buna karşın, aralarında ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve bazı AB üyeleri olmak üzere yaklaşık 140 ülke ikili düzeyde “Makedonya Cumhuriyeti”ni tanıyor.

NATO’NUN ‘GENİŞLEME’ BAŞLIĞINDA İSİM SORUNU
Makedonya’da isim sorununun çözümü yeni reformist hükümet ile gündeme geldi ve iki ay içerisinde kritik görüşmeler gerçekleştirildi. Makedonya başbakanı Zoran Zaev göreve geldiği 2016 Aralık ayında isim sorununun çözümüne yönelik adımlar atacağını ancak son sözü halkın referandumda söyleyeceğini belirtmişti. Daha sonra “2018’in ilk yarısında bir çözüme ulaşma olasılığı” açıklamasında bulunurken, Yunanistan başbakanı Aleksis Çipras ise Makedonya meselesinin çözümü için bir “fırsat penceresi” bulunduğunu söylemişti. 24 Ocak’ta Dünya Ekonomik Forumu’nda iki başbakan bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen basın açıklamasında Çipras, isim konusunda varılacak anlaşmanın gelecekte yeni sorunlara yer bırakmayacak biçimde olması gerektiğini vurguladı. Makedonya hükümeti de iyi niyet göstergesi olarak Üsküp Büyük İskender Havalimanı’nın adını değiştirme kararı aldı.

18 Ocak’ta ise NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Zoran Zaev ile bir araya geldi. Stoltenberg, Makedonya ordusuna NATO’nun Afganistan planlarına verdiği destek için teşekkür etti. Stoltenberg, “İsim sorunu çözülmeden NATO üyesi ülke olamaz. Bu 2014 ve 2016 yıllarındaki NATO zirvelerinde de söylenmişti. B planı yok” dedi. NATO’nun Batı Balkanlar’a gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Zaev, “Kuzey Atlantik İttifakı ailesinin bir parçası olmak isteyen tüm bölge ülkelerinin entegrasyon süreçlerini tamamlama yoluna götürme zamanı geldi.

Biz, bu amaca ulaşmak için beraber çalışmaya hazırız” dedi. Makedonya’nın 2008 yılındaki Bükreş Zirvesi’nde, beklediği NATO üyeliği davetini alamadığını anımsatan Zaev, “Tüm ülkelerin, Makedonya’nın tüm kriterleri yerine getirdiğine yönelik hemfikir olmasına rağmen Yunanistan’ın bizim anayasal ismimizle var olan sorunu yüzünden 2008 yılında NATO’nun kapıları önünde kaldık” dedi. Birleşmiş Milletler ise Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim sorununu çözmek için özel temsilci görevlendirdi. Türkiye hükümeti Makedonya’nın NATO üyeliğini desteklerken, Makedonya’nın Avrupa- Atlantik yönelimlerine olan desteğini sürdürüyor. Akıllara ise NATO’nun da söz söylediği isim sorunun uzun zaman sonra neden tekrar gündemde olduğu sorusu geliyor.

MAKEDONYA’NIN NATO ÜYELİĞİ
Makedonya 2004 yılında AB üyeliğine başvurduktan sonra 2005 yılında “aday ülke” statüsü aldı. Anadolu Ajansı’nın haberine göre ise 2009 yılında Avrupa Parlamentosu’nun “müzakerelere başlanabilir” tavsiyesinde bulunduğu Makedonya’nın isim sorunu nedeniyle AB üyeliği süreci ilerlemiyor. 2016 Haziranında gerçekleşen seçimlerde uzun süren hükümet krizinin ardından Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) başkanı Zoran Zaev başkanlığında yeni hükümet kuruldu. Ülkeye yabancı yatırım sözü veren Zaev, Makedonya için yeni bir dönemin açıldığını söyledi. SDSM parti programında ise Makedonya’nın AB ve NATO’ya entegrasyonu yer alırken reformist bir programla iktidara gelen hükümetin önündeki en büyük engelin Yunanistan ile yaşanan isim sorunu olduğu biliniyor. Üsküp’teki koalisyon ortakları olan iki Arnavut partisinin önceliği de NATO ve AB üyeliği.

Bir başka neden ise yıllardır Makedonya isim sorunu nedeniyle Avrupa Birliği ve NATO’ya üye olarak kabul edilmezken, Balkanlarda etkisini artırmayı hedefleyen AB ve NATO’nun ise bölgedeki ilişkilerini geliştirmek için Yunanistan’a bu sorunun çözümü için baskı yapması. Çipras, Zaev ile yaptığı görüşmeden sonra bulunacak çözümle Makedonya’nın AB ve NATO üyeliğinin yolunun açılacağını belirtirken,  Hürriyet gazetesinden Yorgo Kırbaki’nin haberine göre eğer isim sorunu çözüme kavuşursa Makedonya’nın temmuz ayında NATO’ya üyeliğini ilan etmesi bekleniyor. Atina ve Üsküp ABD ve AB baskılarını reddetse de Rusya Dışişleri Bakanı Andrei Lavrov, “yıllardır atalet içinde olan sim konusundaki görüşmeler, ABD’nin Mekadonya’nın NATO’ya girmesi gerektiğine karar vermesi üzerine tekrar canlandırıldı” dedi.

MAKEDONYA’NIN YENİ ADI NE OLACAK?
Yunanistan, bulunacak ismin hem Makedonya’da, hem tüm ikili ilişkilerde, hem de uluslararası alanda geçerli olmasını isterken, ismin etnik kimlik çağrıştırmamasını istiyor. Ayrıca Yunanistan Makedonya’nın büyük bir coğrafi bölgeyi kapsadığını ve bu bölgenin sadece Yunanistan’ın tekelinde olmadığını belirtiyor. Buna karşın Makedonya yeni ismin sadece Yunanistan ve Yunan vetosunun devam ettiği uluslararası kurum ve kuruşlar için geçerli olacağını söylüyor. İsim konusunda Makedonya hükümeti, referanduma giderek kararı halka bırakmayı planlıyor. Ancak kabineyi paylaştığı iki Arnavut partisiyle aralarında bu konuda görüş ayrılıkları var. Yunanistan ise üzerinde uzlaşılan ismi mecliste onaylamayı planlıyor. “Yeni Makedonya Cumhuriyeti” adının müzakerelerde konuşulduğu söyleniyor.

SYRIZA’YA VE NATO’YA TEPKİLER BÜYÜYOR
Yunanistan’da yapılan bir kamuoyu araştırması, halkın yüzde 70’nin isim anlaşmazlığının, içinde Makedonya kelimesinin bulunacağı bir formül ile çözümlenmesine karşı olduğunu gösterdi. Karşı çıkanlar arasında kilise ve milliyetçiler bulunuyor. Yunanistan geçmişte “Makedonya Yunan’dır” ve “Büyük İskender Yunan’dır” söylemlerini öne çıkararak Makedonya’ya ambargo bile uygulamıştı.

Yeni Demokrasi Partisi Genel Başkanı Kyriakos Miçotakis, Başbakan Aleksis Çipras’ı sorumsuzluk ve fırsatçılık yapmakla suçlarken, “Müzakerelerin ilerleme biçimi ciddi endişelere neden oluyor. Hükümet ülke için geri dönüşü olmayan ve bize hiçbir kazanım sağlamayan imtiyazlar vermeye devam ediyor” dedi.

Yunanistan Komünist Partisi (KKE) Genel Sekreteri Dimitris Kutsumbas görüşmelerin yoğunlaşmasını Balkanlar üzerindeki rekabetin artmasına ve NATO’nun genişleme politikasına bağlıyor. Kutsumbas, Balkanlardaki Rusya etkisini kırmak isteyen ABD’nin ve NATO’nun tarihsel misyonu bakımından da Balkanlarda bölücü ve emperyalist amaçlar güttüğünü ve milliyetçi, faşist hareketleri körüklediğini belirtti. Çipras- Zaev görüşmesi ardından bir açıklama yayınlayan Yunanistan Komünist Partisi, Batı balkanların NATO’ya entegrasyon sürecinin dikiş tutmadığını belirtirken Balkan halklarını birbirine düşürenin NATO ve ABD olduğunu söyledi. Makedonya isminin coğrafi bir belirleme olduğunu belirten KKE, milliyetçi hezeyanlara kapılmamış tek parti. Bir diğer açıklamada ise SYRIZA- ANEL hükümetini eleştiren KKE, Yunanistan hükümetinin AB ve NATO’nun Balkanlardaki şubesi olmaya uygun olduğunu belirtti.

Yunanistan’da faşist oluşumlar isim sorunu üzerinden dalgalanırken, gözden kaçırılmaması gereken nokta ise isim sorununun, Makedonya’daki reformist hükümet ile birlikte NATO’nun emperyalist politikalarına ve Balkanlardaki Rusya etkisini kırma çabalarına alet edilmesi. Yunanistan’ın Balkanlar’daki kilit konumu ise NATO’nun etkisini genişletme çabaları için önem teşkil ediyor. Bu gelişmeler, Balkan halklarının yıllardır yaşadığı etnik çatışmalar, yoksulluk, ekonomik krizin Batılı emperyalist güçlerin etkisini Balkanlarda artırmaya devam etmesi halinde sona ermeyeceğini gösteriyor. İsim sorunu çözülürken, Balkanlar’da bir ülke daha NATO’ya ‘entegrasyon’ sürecine sürükleniyor.

admin Yazar

Bir Cevap Yazın